Şarap taze üzüm suyundan fermante edilerek yapılan içkinin adıdır. Her ne kadar şarap adını sadece taze üzüm suyundan yapılan içkiye vermişse de tüm şeker içeren meyvelerden ya da baldan şarap yapılabilir. Ancak bu durumda elde edilen içkiye şarap yerine meyve şarabı ya da bal şarabı denir.

Şarap fermante olurken %75’i su, %22’si şekerden oluşan üzümün, %85 su %12 alkol içeren şarap haline dönüşür. Bu üzümüm kendi doğasının sonucudur. Üzüm tanesinin üzerinde oluşan “buğu” nun içindeki mikroorganizmalar aslında şarabın doğal mayasıdır. Maya şekeri ayrıştırarak, iki molekül alkol ve iki molekül karbondioksite dönüştürür. Sonuçta maya yardımı ile şeker alkole döner. Mademki işlem aynı o zaman neden bütün şaraplar aynı tat be lezzette değildir diye bir soru gelebilir akıllara. Piyasada yüzlerce şarap markası görebiliriz. Hepsinin bir şekilde birbirinden farklı olduğunu söylemek abartılı olmaz. Üzümde su ve şekerden, şarapta su ve alkolden geri kalan %3’ünü oluşturan tartarik, malik, laktik gibi asitler; potasyum, kalsiyum, sodyum, magnezyum, demir gibi mineraller; fenoller, protein ve aminoasitler gibi azot bileşikleri, işte bu lezzet farklılıklarını yaratan unsurlardır. Bütün büyü, renk, koku ve tat bu %3’te gizlidir. Bugün tanımlanmış binlerce mikroorganizma neredeyse antiseptik özelliğinden dolayı şarapta üremez, suda üreyen birçok mikrop ise şarap içinde yaşayamaz. Şarap, bu özellikleri ile binlerce yıldır insan sağlığında kullanılmıştır. Pastör şarap için dünyanın en sağlıklı içeceği demiştir.

BEYAZ VE KIRMIZI ŞARAPLAR

Birçok şaraplık kara üzümün suyu beyazdır. Beyaz şarap yapılırken beyaz üzümler veya kara üzümlerin beyaz olan şıraları kullanılır. Beyaz ve kırmızı şarap yapımlarında bu farklılıklar vardır. Kara üzümlerden şarap yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta sıkımdan hemen sonra şıralarından ayrılması ve sıkılmış kabukla mümkün olduğu kadar temas ettirilmemesidir. Kırmızı şaraba rengini veren kara üzümün kabuklarındaki renk maddeleridir. Bu nedenle kırmızı şarap yapımı sırasında beyaz şarabın aksine şıra bir süre kabuklarla birlikte işlem görür. Bu işleme şarapçılıkta maserasyon denir .

EVDE ŞARAP YAPININ AŞAMALARI

Şarap yapımını daha iyi anlatabilmek için 7 aşamaya bölebiliriz:

  • Üzüm temini
  • Üzümlerin ayıklanması
  • Tanelerin ezilmesi(beyazda üzümün şırasının çıkarılması)
  • Fermantasyon süreci
  • Durultma, duruluk kazandırma
  • Şişeleme
  • Yıllandırma
  • ÜZÜM TEMİNİ

    Evde emek vererek üretilecek şaraplar için kullanılacak üzümler pazardan alınan üzümlerden olmamalıdır. Kesinlikle unutulmamalıdır ki iyi şarabı aslında bağdaki üzüm belirler. Şarap yapılacak üzümler yeterli olgunluğa erişmiş, temiz, diri, canlı olmalıdır. Ezilmiş, hırpalanmış, çürümüş üzümlerden şarap yapmaya çalışmak boşa emek sarfetmekten başka birşey değildir. Unutulmamalıdır ki üzüm hangi kalitede olursa olsun verilen emek harcanan zaman aynıdır. Bu yüzdendir ki iyi bir ev şarapçısı önce araştırır, bilgi sahibi olur ve bunun sonucunda üzümünü de bildiği bir bağdan toplar. Bu sayede kaliteli üzümü elde eder. Unutulmamalıdır ki kaliteli ancak küçük miktarlardaki üzümü bulmak amatör bir şarapçı için her zaman kolay olmaz. En güzeli ailecek veya arkadaşlarla daha önceden anlaşılan bir bağa pikniğe gidip güle oynaya üzümleri toplamak ve işe keyifle başlamaktır.

    Evde şarap yaparken ağırlıklı olarak el emeği kullanıldığından ne kadar üzümden şarap yapmak gerekir sorusu önem kazanır. Yaptığınız şarabın başarısını anlamak için tattırmak, özel bir hediye olarak götürmek ya da alkol asit tayini gibi işler için giderken bir şişede fazladan götürmek gerekliliklerini düşünürseniz şarabınızın alt sınırının en az 10 kilo olması gerektiğini kolaylıkla anlayabilirsiniz. Bir kişinin tek başına ve kendisine de aşırı yük olmadan işleyebileceği üzüm miktarı her ne kadar kişiden kişiye değişse de 50 kilo civarıdır. Eğer elinizde ufuk tefek makineler ya da etrafınızda şarap yaparken size yardım edebilecek bir iki kişi varsa bu miktarı 100 kiloya kadar çıkarabilirsiniz. Ancak daha sonrası ev şarapçılığı sınırlarını zorlayacaktır. Ben yeni başlayanlara piyasada satılan 19 ya da 10 kiloluk(litrelik) polikarbon su damacanalarını kullanmalarını ve üzümlerini bu hacme göre temin etmelerini öneririm. Ev şartlarında çalışırken bir kilo üzümden yaklaşık yarım litre şarap elde edilir. Bu hesapla 10 kiloluk damacana için 20 kilo üzüm almak yerinde olur.

    ŞARAPLIK ÜZÜMÜN SEÇİMİ

    Üzüm çeşidinin seçimi de evde şarap yağan birinin en önemli başlangıç noktalarından biridir. Kaliteli üzümle dikkatsiz çalışma sonucu kötü şarap yapabilirsiniz ancak kötü ya da şaraplık olmayan üzümle iyi şarap yamak imkansızdır. Bu nedenle ciddi şarap üreticileri kendi bağlarını kendileri kurarlar ve en kaliteli şaraplarını bu üzümlerden yaparlar. Aslında en doğru olan bu olmakla birlikte evinde bir iki damacana şarap yapan biri için pek pratik değildir. Bunu için en iyisi üzümün kalitesi araştırılmış bir bağ sahibi ile anlaşma yapma ya da bağlantı kurmaktır.

    Her üzümden şarap yapılabilir. Ancak güzel şarap yapmak için şaraplık üzümler tercih edilmelidir. Yerken büyük zevk aldığımız sofralık üzümlerden şarap yapmak çoğu zaman hayal kırıklığı ile sonuçlanır. Ülkemiz üzümün binyıllardır yaşadığı bir coğrafyadır. Çevrenizde mutlaka şarap yapımına uygun üzümler bulunur. Şaraplık üzümler genelde kalın kabuklu, yemesi sofralık üzümler kadar zevkli olmayan, aromatik üzümlerdir. Şaraplık üzümler hanedanından bazı isimler sıralamak gerekirse kırmızı şarap için anadolunun kralı Diyarbakır civarında yetişen Boğazkere üzümüdür. Yemesi “boğazı kerten” tadı sert bir üzümdür. Boğazkere üzümünden yapılan şaraplar sert içimli olurlar. Anadolunun prensleri ise Malatya ve Elazığ civarında yetişen Öküzgözü ve Ankara’nın kalecik ilçesinde yetişen Kalecik Karasıdır. Bu iki üzümden yapılan şaraplar meyvemsi aromalı rahat içimli şaraplardır. Denizli yöresinin Çal Karası üzümü, adalar diyarının Ada karası, karalahna, karasakız üzümleri kırmızı şarap yapımında her zaman başarı şansı yüksek üzümlerdir. Beyaz şarap yapımında ise Anadolu’nun kraliçesi Tokat, Yozgat civarında yetişen Narince üzümüdür. Muhteşem aromaları ile Narince’nin içimine doyum olmaz. Prenseslerimiz ise Bornova Misketi, Orta Anadolu’nun Emir’i ve Manisa, İzmir, Denizli yöresinin Sultaniye üzümleridir. Anadolu’nun şaraplık üzümleri bunlarla sınır değildir. Ben sadece önde gelenlerini saydım.

    Dünyanın tanıdığı şaraplık üzümlerden de biraz söz edelim. Bu üzümler son yıllarda ülkemizde de üretilmekte. Dünya üzümlerinin kralı Cabernet Sauvignon’dur. Sert içimlidir. Şarap içmeye yeni başlayanların içerken biraz zorlandığı ancak harika şaraplar yapılan bir üzümdür. Yabancıların prensi ise Merlot’dur. Merlot yumuşak içimli meyvemsi aromalar içeren güzel şaraplar yapılmasına imkan tanıyan bir üzümdür. Kraliyet ailesini diğer önde gelen üzümleri Şiraz, Gamay, Pinot Noir, Malbec olarak sıralanabilir. Beyaz şaraplarda yabancı üzümlerin kraliçesi hiç kuşkusuz Chardonnay’dır. Kraliyet ailesinin diğer fertleri Sauvignon Blanc, Semillon, Atası Misket olan değişik yerlerin Muskat üzümlerini sayabiliriz. Burada sayılanlar dışında yüzü geçkin şaraplık üzüm çeşidi vardır.

    ÜZÜMLERİN TOPLANMASI

    Şarap yapılacak üzümler sofralık üzümler gibi yazın herhangi bir zamanda toplanmamalı, bağbozumu zamanı beklenmelidir. Bağbozumu zamanı üzümün içindeki şekerin en üst seviyelere çıktığı olgunlaşmanın zirve yaptığı zamandır. Bağbozumu zamanının öncesi henüz tam olgunlaşmamış olan üzüm bağbozumu zamanı sonrasına kalacak olursa dalında bozulmaya başlar. Her iklimin, her üzümün toplanma zamanı farklıdır. Kalecik karası üzümü için Ankara’da Eylül sonu Ekim başı ideal toplama zamanıyken Ege üzümleri için Ağustos başı, Elazığ, Malatya civarı üzümler için Ekim ortaları üzümlerin toplanmaya hazır oldukları zamanlardır. Bir bağcı ile anlaşmanın iyi tarafı onlar deneyimleri ile üzümlerin ne zaman toplanacağını bilirler ve irtibat halinde olursanız size haber verirler. Eğer işinizi şansa bırakırsanız sıcak geçen bir yaz sonucu üzümlerin olgunlaşmasını beklerken üzümsüz kalabilirsiniz.

    Sıcak ülke üzümlerinde genelde asit azlığı sorunları yaşanırken, soğuk ülkelerin üzümlerinde genellikle şeker eksikliği problem oluşturur. Şarabın güzel bir lezzete sahip olabilmesi için içinde yüzde 11-14 civarında alkol olması gerekir. Buda ancak içerisinde belli bir oranda şeker içermesine bağlıdır. Şarap oluşurken fermantasyon esnasında şeker maya yardımıyla alkole dönüşür. Eğer üzümümüzde yeterince şeker yoksa şarabımızın alkolü düşük olacak ve düşük alkolde koruyamayarak çabuk bozulmasına neden alacaktır. Üzümün içindeki şekerin önemi buradan kaynaklanır. Bizim ülkemiz gibi güneşi bol yerlerde doğru zamanda toplanan üzümler için şeker sorunu yoktur. Bu nedenle bir kez daha üzümün doğru zamanda toplanmasının önemini vurgulamış olalım.

    ÜZÜMLERİN AYIKLANMASI VE EZİLMESİ

    Bağdan toplanıp eve gelen üzümlerin ayıklanması ve ezilmesi için önceden hazırlık yapılmalıdır. Amatör şarapçı üzümle ya da şarapla çalışırken kesinlikle parfüm, deodorant türü kokular sürmemelidir. Şarap yapılan yer boya, temizlik malzemesi türü kokulardan arındırılmış olmalıdır. Bunlar şaraba hemen geçerler ve kokusunu bozarlar. Eğer mutfakta çalışacaksa mutfak önceden iyice temizlenmeli baharat, sucuk, sirke gibi koku verici malzemeler mümkün olduğunca ortamdan uzakta ve kapalı olarak tutulmalıdır.

    Üzümler sıkılırken ya da şarapla çalışırken çok dikkat edilmesi gereken bir noktada meyve sinekleridir. Sirke sinekleri de denilen bu ufacık yaratıklar şarabınıza sirke bakterileri taşıyarak bozulmasına neden olacaktır. Bu sinekler şekerli meyvelere, ama daha çok meyve artıklarına gelirler. Bu nedenle şarap yapılan yerin hijyeni sirke sineklerini sizden bir nebze olsun uzak tutacaktır.

    Bir amatör şarapçının evinde bulundurması gereken bazı gereçler vardır. Ancak şimdiden söylenmesi gereken bir şey vardır ki üzümün işlenmesi için gerekli olan her şeyin gıda işlenmesine uygun malzemelerden yapılması gerekir. Örneğin üzümün saplarından ayrılması işlemi için gıdaların işlenmesine uygun leğen ya da kovaya ihtiyacınız olacaktır. Her ne kadar evde kullanılan çamaşır kova ve leğenleri bu işe yarasada yine de deterjan kokma ihtimalleri şarabınızı gölgeleyebilir. En iyisi piyasada gıdaya uygun malzemelerden yapılmış plastik leğenler veya kovalar edinmektir. Bunlar adi olanlarından biraz fiyat farkı ile bulunabilirler. Bu tür malzemelerin satıldığı yerlere uzak olanlar internetten de bunları temin edebilirler. Artık ülkemizde de internetten amatör şarapçılara yönelik satış yapan güvenilir firmalar mevcuttur.

    Şarap yaparken en önemli şey hijyendir. Aldığınız kova leğen gibi şarap yapmakta kullanılacak her şeyi önce yıkamalı sonra nasıl hazırlanacağını bu çalışmada bulacağınız temizleme çözeltisi ile dezenfekte etmelisiniz. Malzemeleriniz yıkarken sadece limonlu sıvı deterjanlar kullanınız. Çiçek kokulu, bahar kokulu, çamaşır suyu katkılı temizleyiciler kullanmayınız. Aksi halde şarabınız kullandığınız deterjanlar gibi kokacak ve verdiğiniz emek boşa gidecektir. Ayrıca evde bulaşık yıkamakta kullanılan süngerler ve bulaşık bezleri esasen evde en çok mikroorganizma barındıran yerler olduğundan şarap malzemelerinin temizliği için mutfakta daha önce kullanılmış olan sünger ve bezler kullanılmamalıdır. Malzemeler yıkandıktan sonra hazırlanışı aşağıda anlatılan kükürtlü çözelti ile dezenfekte edilmelidir. Dezenfeksiyon işlemi için malzemelerin makul bir süre kaynar sudan geçirilmeleri de geçerli bir yöntemdir. Unutulmamalıdır ki iyi bir şarap yapmak için an önemli şey başta da söylediğim gibi hijyendir.

    Şarap yapılırken şıra ya da şarabın hiçbir safhada bakır demir alüminyum gibi metallerle temas etmemesi gerekir. Bu metaller daha sonra yaptığınız şaraba gerek tat gerekse bulanıklık anlamında giderilmez zararlar verebilir. Ev şarapçılığında kullanılacak malzemeler tercih sırasına göre cam, paslanmaz çelik, poli karbon malzemelerden, yiyecek muhafazasına uygun plastiklerden, uygun ahşap malzemelerden olmalıdır. Aslında en güzeli cam olmasına rağmen camın kullanımı pratikte zordur. Cam damacanalar zaman zaman taşınması gerektiğinde ufacık bir temasla kırılabilir. Paslanmaz çelik dayanıklı ve taşınması kolaydır ancak bu küçük ölçekli şarap yapımı için paslanmaz çelik damacanalar, kovalar bulmak biraz zordur. Ev şarapçıları genelde polikarbon damacanaları ve paslanmaz çelik malzemeleri tercih ederler. Pet şişeler sanıldığının aksine hava geçirdiği için şarap yapımında kullanımı ancak geçici kısa sürelerle olmalıdır.

    Bağlardan toplanan üzümler kesinlikle beklemeye bırakılmadan mümkünse aynı gün ayıklanarak taneler ezilmelidir. Çürümüş, küflenmiş, çok sık salkımlarda iyi gelişmemiş, koruk kalmış tanelerde şarap kalitesini bozar. Böyle taneleri ayıklamak gerekir.

    Şarap yapılacak üzümlerin yıkanması gerekmez. Bunun nedenlerinden biri üzümün üzerindeki buğudaki mayalar her ne kadar şarap yapımında etkisizleştirilirse de tamamen ölmezler. Bu sayede şaraba dışarıdan koyulacak şarap mayası ile birlikte birazda üzümün kendi mayası çalışır ve bu da şarabın tadına zenginlik katar. Olaya temizlik açısından bakıldığında da şarap zaten mikroorganizmalar tarafından yapılan bir işlemdir. Şaraptaki alkol seviyesi belli bir seviyeye geldikten sonra şaraptaki mikroorganizmalar yaşamazlar. zümle birlikte gelen toz tanecikleriyle birlikte şaraptan belli zaman sonra ayrılırlar.

    Toplandıktan sonra bir gün bekletilen üzümden yapılacak şarabın kalitesinden feragat edildiği akılda bulundurulmalıdır. Evde şarapçıların genelde 5- 100 kg arasında üzümle çalıştığı düşünülecek olursa sabahtan toplanan üzümlerin öğlenden sonra ayıklanıp ezilmesi idealdir. Eğer üzümüm mutlaka bir yoldan gelmesi gerekiyorsa o zaman üzüm ezilmeyecek şekilde temiz kasalara konmalı, üzerlerinde mikroorganizma üreyip üzümü çabuk bozmaması için üzerine her 10 kg için 2 çay kaşığı sodyum metabisülfit veya potasyum metabisülfit (kükürt) serpilmelidir. Bu sayede üzüm en azından mikroorganizmalara karşı daha dayanıklı olur. Ancak unutulmamalıdır ki hangi tedbir alınırsa alınsın yinede uzun yollar üzüm ve şarap kalitesine etki eder.

    Saplardan ayıklama ve ezme için sap ayırma makinesi kullanılmıyorsa, iki yol izlenebilir. Birinci yol salkımlardan taneleri tek tek alıp daha önce temizleme çözeltisi ile temizlenmiş ve sıcak su ile durulanmış kova ya da leğene biriktirmek ve bunları daha sonra ezmektir. İkinci yöntem ise sapları ile birlikte salkımlar ezilir ve ezilen salkımlardan saplar sıyrılarak ayrılır. Bu yöntemlerden ikincisi daha kolay olmakla birlikte gerek ayıklamada yaşanan olumsuzluklar gerekse üzümler ezilirken bir sapın da ezilerek şarabın tanen ve dolayısıyla burukluğunu arttırır. Bu nedenle eğer üzümümüz çok fazla değilse birinci yöntemin kullanılması önerilir.

    Üzümler ayıklandıktan hemen sonra ezilmelidir. Beyaz şarap yapılırken tanelerin suyu iyice çıkarılır ve şıra hemen cibreden ayrılarak mayalanır. Kırmızı şarapta ise tanenin patlatılacak kadar ezilmesi yeterlidir. Gerek kırmızı gerekse beyaz şarap yapımında üzümler ezilirken çekirdekler sağlan kalmalıdır. Çekirdekteki yağ ve yağ asitleri şarabınızı olumsuz etkiler. Bu nedenle belki yıllardır üzüm ezmekte kullanılan en pratik şey temiz bir insan ayağıdır. Çıplak ayakla ezilen üzümlerin çekirdekleri kırılmaz ancak üzüm taneleri gayet güzel ezilir ve suyu çıkar. Üzüm ezildikten sonra şırası ile birlikteyken mayşe ya da cibre adı alır.

    Ezme sırasında kullanılacak her alet önceden yıkanmış ve temizleme çözeltisinden geçirilmiş olmalıdır. Temizleme çözeltisinin nasıl hazırlanacağı ilerleyen satırlarda anlatılacaktır. Üzüm ezmekte kullanmak üzere ev şarapçılarının icatları akıllara durgunluk verir. Bunlardan bazılarını sıralamak gerekirse;

    Çıplak ayakla ezme

    Ev tipi şarapçılıkta yüzyıllardır kullanılan en yaygın yöntemdir. Bir leğen ya da oluklu kazan içine giren biri temiz ayaları ile üzümleri ezer.

    Çizmeyle ezme

    Bir leğen içine üzümler dökülür ve yıkanıp temizleme solüsyonundan geçirilmiş çizmeleri giyen biri tarafından ezilir. Çıplak ayakla ezme fikrinin benzeridir.

    Sap ayırma ve tane patlatma makineleri

    Sap ayırma ve tane patlatma makineleri genellikler üzümleri saptan koparan dönen delikli bir tambur ve sapların ayrılmalarını içeren bir düzenekten oluşur. Aslında profesyonel amaçlı olarak üretilen bu aletlerin çiftlik veya ev şarapçılığı boyutunda olanları da vardır. Bu aletlerin bir kısmı sadece sapların ayrılmasına yönelik yapılırken bir kısmı da üzümleri dönen iki merdane arasında ezen tane patlatma mekanizmalarına da sahiptirler.

    Presler

    Ev şartlarına uygun olan yaptırabileceğiniz ya da hazır alabileceğiniz preslerle üzümü ezebilirsiniz. Ancak preslerle sıkıştırma esnasında ortada kalan üzüm taneleri her taraftan gelen eşit basınç nedeniyle patlamayabilirler. Bu nedenle preslerini kendiler imal edecek ya da ettirecek olan şarapçıların üzüm üzerine uygulanacak gücü, taneyi patlatacak ancak çekirdeği kırmayacak şekilde ayarlamaları gerekir.

    Matkap ucuna takılan boya karıştırıcısı

    Evinizde bir matkabınız varsa bunun ucuna boyacıların kova dolusu boyayı karıştırmakta kullandıkları bir gereci takarak harika bir tane patlatıcı ve karıştırıcı elde edebilirsiniz. Bununla bir kova üzümü on saniyede ezmeniz mümkündür. 100 kilo üzümün ezilmesi birkaç dakikada tamamlanır. Matkap ucuna takılan aletler kullanılırken aletin kovaya değmemesine ve üzümü iyice hırpalamamasına dikkat edilmesi gerekir. Ayrıca genelde boyalı olarak satılan bu aletlerin boyalarının dökülmüş olanları kullanılmamalıdır. Bu sistemle yaklaşık yarım kiloluk partiler halinde üzümler ezilebilir. Bu yöntem üzüm miktarınız 20 kiloyu aşmıyorsa kullanılmış olur bu miktardan fazla üzüm ezilecekse mutfak robotları kapasite açısından kullanışsız olur. Mutfak robotları yüksek devirli aletlerdir. Sadece kırmızı şarap yapımında kullanılmalı ve üzümlerin tanelerini patlatmaya yetecek kadar karıştırılmalı, cibre fazla hırpalanmamalıdır.

    Süzgü içine geçebilen tencere

    Çelik makarna süzgüsü türünden delikli paslanmaz çelik tencere içine üzümler konur ve içine piston görevi görecek şekilde girebilecek ve bir başka çelik tencere ile baskı uygulanır. Üsteki tencerenin üzerine oturmak baskıyı arttıracağından sıkmada başarıda yüksek olur. Ancak üzümleri sadece temizlenmiş tencere yüzeylerinin temas etmesine dikkat edilmesi gerekir. Bu yöntem de en çok 30 kg üzüm için pratik olur.

    Torba içinde ezme

    Bu yöntemde temizleme çözeltisinden geçirilerek temizlenmiş ve daha önce bakla amaçlarla kullanılmamış plastik poşet torbalara üzümler konur. Daha sonra dışından avuçlanarak taneler patlatılır. Küçük partiler halinde tüm üzümler ezilir. Küçük çapta üzüm ezme için basit bir yöntemdir.

    Çuval içinde ezme

    Temizlenmiş naylon delikli soğan çuvalları içine konan üzümler bir leğen ya da oluklu bir kazana konur ve üzerine temiz çizmelerle çıkılarak ezilir. Bu durumda ezen kişinin dengesinin bozulmaması için elleri ile bir yere tutulması ya da birisinin üzümleri ezen kişiye yardımcı olması faydalı olur.

    TEMİZLEME ÇÖZELTİSİNİN HAZIRLANMASI

    2 litre su 30 derece olana kadar ısıtılır. İçine doldu dolu bir çorba kaşığı sodyum metabisülfit atılarak karıştırılır. Bu işlem tercihen ağzı kapaklı kapatılabilecek bir kapta yapılmalıdır. Temizleme çözeltisi hazırlanırken keskin kokusu teneffüs edilmemeli ve çözelti mümkün olduğunca havadar ortamlarda hazırlanmalıdır. Kükürt alerjisi olan kişilerde bu baş ağrısına neden olabilir. Ağzı daha sonra sıkıca kapatılan çözelti 6 ay süre ile kullanılabilir. Ancak büyük miktarlar da hazırlanıp saklanmama yerine gerektikçe hazırlanıp kullanılması daha iyi bir yöntemdir. Kükürtlü çözeltinin saklandığı kap ya da şişe içme suyu veya meyve suyu kapları olmamalı, üzerlerine içilmez olduğu iri harflerle yazılmalıdır. Aksi takdirde renksiz olan çözeltiyi bilmeyenlerin kazara içmesine ve zarar görmelerine neden olabilir. Çözeltinin bir kısmı çiçek sulamakta kullanılan püskürtmeli bir şişeye konulursa sonraki dezenfeksiyon işlemlerinde kolaylık olur.

    ŞARAP YAPIMI BAŞLIYOR

    İçinde yeterli şekeri bulunan üzümler kırmızı şarapta ezildikten sonra kabukları ile birlikte fermantasyona tabi tutulurken, beyaz şarapta ezilen üzümden alınan şıra temiz bir kova ya da damacanaya konur.(şeker eksiği varsa tamamlanır) Damacana ya da kova en çok 4/5 doldurulur. Üstte kalan hacim fermantasyon esnasında gereklidir. Şıraya üzümün kabuğundan bulaşmış olan yabani mikroorganizmaların dezenfeksiyonu için kükürt (sülfür) kullanılmalıdır. Kükürt oksijen ile temas ettiğinde SO2 gazı çıkarır.

    SO2 gazı mikroorganizmaların üremesini durdurur. Bu nedenle şıranın her 10 litresine 1gr (1 silme türk çay kaşığı ) sodyum ve potasyum metabisülfit ilave edilerek bir gün ağzı bir bezle kapatılarak dinlenmeye bırakılır. Böylece şarabın içindeki kükürt miktarı yaklaşık 50 ppm yani başka bir deyişle milyonda 50 olur. Bir gün bekleyen şıranın içindeki mikroorganizmalar etkisiz hale gelirken içindeki kükürdün de önemli bir kısmı uçar. Ertesi gün şıramızın ( kırmızıda cibremizin ) mayalanması gerekir. Maya olarak evde şarap yapanlar genellikle kuru granül şarap mayası kullanırlar. Mayalama sırasında maya gıdası kullanmak yararlıdır. Mayalanan şıradan en geç iki gün içende kabarcıklar çıkması gereklidir. Büyük miktarlarda yapılan şaraplarda bu gaz çıkışı kaynamaya benzer. Kaynama sesi şarabın iyi yolda olduğunun ilk müjdesidir.

    MAYA HAZIRLANMASI

    Kuru maya doğruda şıranın içine konursa % 80 ihtimalle çalışır ve sonuç verir. Ancak işi şansa bırakmamak için mayanın hazırlanması gerekir. Bu işe başlarken önce sıcak su kaynatılır. Temiz bir cam ya da porselen kaba üç çorba kaşığı şeker, birkaç damla limon suyu ve bir su bardağı şıra temiz bir tabağa konur ve karıştırılır. Daha sonra maya serpilerek temiz bir bezle kapatılır. Mayanızda 20 -30 dakika sonra hareketlenme başlayacaktır. Bir saat sonra mayanız hazırdır. Maya tabağı cibrenin içine dökülerek karıştırılarak mayalanma tamamlanır.

    ŞARAPTA KÜKÜRT KULLANIMI

    Kırmızı şaraplara toplamda 100 – 160 ppm beyaz şaraplarda 150 – 200 ppm SO2 (kükürtdioksit) atmak şarabınızı hem koruru hem de kükürt nedeniyle karşılaşılan baş ağrısı sorunu ile karşılaşmanızı engeller. Ayrıca oksidasyon sonucu oluşan oje kokusuna benzer kokularında giderilmesini sağlar

    Verdiğimiz sayı toplam SO2 miktarı olup ilk baştan itibaren şişelemeye kadar olan tüm kükürtlemelerin toplamıdır. Şöyle ki;

    Cibre hazırlanırken ilk başta 50 ppm

    Fermantasyon tamamlandığında birinci aktarmada 25 ppm

    İkinci aktarmada 25 ppm

    Şişelenirken de 25 ppm

    Atarsanız toplamda 125 ppm SO2 atmış olursunuz.

    Örnek olarak 20 litrelik damacanada 50 ppm SO2 elde etmek için ne kadar potasyum metabisülfit atılacağının hesabına gelirsek;

    Şarapta her 2 gram potasyum metabisülfit şarabın asiditesene de bağlı olarak kabaca 1 gram SO2 elde etmemizi sağlar. Buradan yola çıkarak 20 litrelik damacananız için 50 ppm (milyonda elli) SO2 elde tekem içim basitçe şu orantıyı kurabiliriz;

    1 milyonda 50 olacaksa

    20 bin gram şarap için x=?

    20 bin x 50 / 1 milyon = 1gr SO2

    Her iki gram potasyum metabisülfitin şarapta bir gram SO2 oluşturduğundan yola çıkarak: 20 litrelik damacananız için 50ppm SO2 elde etmek için 2 gr potasyum metabisülfüt atmanız gerekecektir.

    Bizim ince belli bardaklarımıza konan çayı karıştırmakta kullandığımız standart çay kaşıkları silme ( tepeleme değil ) 1gr potasyum metabisülfit aldığına göre;

    Damacananıza 50 ppm SO2 elde etmeniz için iki silme çay kaşığın potasyum metabisülfit atılması gerekir.